Home » antalya escort » Alanya Escort Bayan » Calınan kalpler -8

Calınan kalpler -8

Calınan kalpler -8.

Calınan kalpler -8

“Bilmem sizde de böyle midir; yolculuk benim üzerimde daima iyi
ve unutturucu bir tesir yapar. Istıraplarımızın, üzüntülerimizin,
mekânlarla, yahut hayatımızın tabii muhiti ile sıkı bir alakası olsa
gerek. Bir muharririn dediği gibi, falan yerde en kesif şiddetinde
olan bir acı iki yüz kilometre daha ötede ve başka insanlar içinde bi-
raz daha hafif ve daha kabili tahammül oluyor.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
(Bir Yol adlı öyküsünden)
Yolculuk ve yol hemen herkeste bir takım duyguların
doğmasına neden olur. Yol ve yolculuk öyküleri, şiirler,
filmler, diziler yıllardır yaşamımızın bir parçası. Heyecan-
53-lar, beklentiler, umutlar, umutsuzluklar, hüzünler, neşeler,
kaygılar hep yollara ve yolculara bağlanır. Nedir yolu ve
yolcuyu bu denli önemli, gizemli ve izlenir kılan.7 Aslında
yolcunun ve yolculuğun ruhunu belirleyen birçok neden
vardır.
Gidilen yer! Nereye doğru yolculuklar; yeni bir işe, yeni
bir yerleşim yerine, tatile umutla, neşeyle başlayan yolcu-
luklar. Hemen gidilip dönülmesi gereken, daha yola çıkar-
ken dönüşü düşlediğimiz, isteksiz çıktığımız yolculuklar.
Evimize geri dönüş yolu bazen biraz buruk, biraz eve özlem
taşıyan. Hiç”plansız, alınan kötü bir haberle başlayan yol-
culuklar, gergin, sıkınnlı ve bitmek bilmeyen, en kısa yolu
bile upuzun hissettiren.
Bekleyenler! Bazen bir aile uzun süredir görülmemiş
olan ve özlemle süren yolculukların başlangıcı. Ulaşılması
gereken bir sevgili, yolculuğu heyecanlı, zevkli ve yolcuyu
sabırsız kılan. B:ızen de kaybedilmiş bir sevgiye son yolcu-
luğu için eşlik etmeye giden yollar, anıların canlandığı, anı-
ların acıyla yoğrulduğu yolculuk saatleri. Ve sonunda bizi
nelerin beklediğini bilmediğimiz yolculuklar, biraz gizem,
biraz merak, biraz korku ve çokça beklentiyle dolu bir yol
öyküsü.
Seçilen yöntem! Bir uçağın kısalttığı, duygulardan çok
ânı yaşadığınız yolculuklar. Kendi aracınızla çıknğınız, tüm
duygulara bedensel yorgunluğun eklendiği, dikkatin daha
çok molalara ve diğer araçlara verildiği saatler. Bir trenin
tüm duygularınıza eklediği ritmik seslerle süren yolculuk-
lar, yavaş, raylarla sınırlı, yolculuğun öyküsünü yazma iste-
ği doğuran. Ve otobüsler, üzerlerinde varılacak yerin adıolan, geçilen her yol kıvrımının ulaşılacak yere yakınlaştığı
hissi veren, fark etmeden basılan frenlerle sürücüye katkı-
da bulunulan, baş yaslanıp, dalgın gözlerle izlenen yol ke-
narlarının, duygularımızı yaşamamıza izin verdiği, mola
yerlerinin özlemle beklenip, hiç tanımadığımız kişilerle yo-
lun ve yolculuğun paylaşıldığı anlar.
Yol arkadaşı! Kimi zaman kendimizin seçtiği, yol arka-
daşı olsun diye gayret gösterdiği, olduğu anda pişman ol-
duğumuz. Kimi zaman daha önceden denenmiş, yolculuğu
kısaltan, duyguları paylaşan bulunmaz insan. Kimi zaman
zorunlu olarak yolun birleştiği, tanıdığınızı sandığınız ama
yolun sonunda, “İnsan yolculukta tanınır,” sözünün doğ-
ruluğunu düşündüren bir yol arkadaşı. Ve bazen sizin iste-
ğiniz dışında, yanınıza oturan, yol boyunca sizinle olmak
zorunda olan, yolculuğun sonunda size, “Bir daha mı!” de-
dirten ya da yolculuğa ilişkin tüm olumsuzlukları alıp götü-
ren, yolu .kısaltan, yolun başındaki yabancı, yolun sonun-
daki iyi yol arkadaşı.
Ve yolcunun yolculuk öncesi dünyası! Genellikle yol
öncesi yaşananlar, sıkıntılar, mutluluklar, yenilikler, kayıp-
lar yolculuğu etkiler. Yolcunun ruhu, yolculuğun ruhunu
da belirler bir yerde. İnsanların ruhsal dünyası, düşüncele-
ri, genellikle onlarla birlikte yola çıkar. Valizini hazırlar-
ken, içine kullanacağı eşyalarıyla birlikte, yolculuğun ruhu-
nu da koyar. Seçilen kıyafetler, valizin büyüklüğü, alınan
kitaplar, vb. Hepsi bu ruhla seçilir, özenle yerleştirilir vali-
ze, aslında konulanların anlamı çok da bilinmeden.
Yolcuların ruhunu algılamanın en kolay şekli, onları
yolculuğun başında izlemektir. Havaalanı, gar, otobüs ter-minali… Birine gidin, bir köşeye oturun ve kalabalıklar
içinde izleyin insanları. Valizi taşıma şekli, içeri girişi, gişe-
deki davranışı, konuşurken sesinin tınısı, bineceği araca gi-
diş hızı çok şey anlanr yolcular ve yolculuktan beklentileri
hakkında.
Bir de kalanlar var tabii geride, el sallayanlar, uğurlayan-
lar, ağlayanlar, gülenler… “Ah ben de gidebilsem,” ya da
“İyi ki burada kaldım,” bakışı yolcunun ardından, çoğu kez
saklanılmaya çalışılan. Yolcu ise başka bir hüzünle bakar
kalana. Gidilen yer ve amaç ne olursa olsun, geride bırak-
mış olmanın hüznüyle bakar. Çoğunlukla, “Ulaşnğını ha-
ber ver,” seslenmesiyle başlayan ve ‘hoş geldin’le biten yol-
culuklar, eğer uğurlayan ve karşılayan varsa tabii. Bittiği an-
dan sonra, sadece birkaç kelime ile hoşnutluğumuzu ya da
hoşnutsuzluğumuzu belirtiriz ve unuturuz. Zaman geçer
aradan, bir olay, bir insan, bir yer anımsanr o yolculuğu ye-
niden. İşte genellikle o zaman, yolculuğu aktarırken hem
kendi ruhumuzun, hem de yolculuğun ruhunun anlamı-
nın farkına varırız. Bazen yaptığımıza pişmanlık, bazen de
özlem duyarız.
Unutmayın, yolculuğun da yolun da ruhunu belirleyen
biziz. Önemli olan bu gizemin, umudun, heyecanın keyfî-
ni çıkarabilmek. Herkese iyi yolculuklar.

Cevap bırakın