Home » antalya escort » CİNSELLİK ARAŞTIRMACILARI CİNSEL DEVRİM VE CİNSEL ÖZGÜRLÜK 2 –

CİNSELLİK ARAŞTIRMACILARI CİNSEL DEVRİM VE CİNSEL ÖZGÜRLÜK 2 –

CİNSELLİK ARAŞTIRMACILARI CİNSEL DEVRİM VE CİNSEL ÖZGÜRLÜK 2 -.

CİNSELLİK ARAŞTIRMACILARI  CİNSEL DEVRİM VE CİNSEL ÖZGÜRLÜK  2 –

likle ilgili öğeleri arayalım derken günümüzde o eski kültürle ne kadar iç içe yaşadığımız hemen gözümüze çarpar. Nazarlık kullanmak, kurşun döktürmek, mezarlara çaput bağlamak, adak yerleri, yatır ve türbelerden medet umma, (halbuki İslamiyette ölülerden yardım istemeyiniz emri vardır) yağmur duası, ilkbaharda Türklerin Ergenekon’dan çıkışını ve tabiatın uyanışını temsil eden Nevruz kutlamaları, gece tırnak kesmemek, kankardeşi olmak, ölünün ayakkabısını sokak kapısına koymak, ölü gömüldükten sonra mezara ibrikle su dökülmesi, kara kedinin uğursuzluğu, hep şamanist geçmişten günümüze yansıyan geleneklerdir.

Bütün bu geçmişteki öğeleri irdelemeden, kültürümüzün derinlerine inmeden, cinselliği anlayabilmek, hele kadın cinselliğini çözebilmek kolay değil. Türkiye de cinsel sorunların çok olması, belki de içimizde barındırdığımız kültür yapısı genlerimize kadar işlediği halde, bunları görmeyip sadece yüzeysel bazı verilere ve değerlere bakmak, ülkemizdeki cinsel sorunları çözmek yerine, daha karmaşık bir hale getiriyor diye düşünebiliriz. Türkiyedeki kadının aile ve toplumdaki konumunun, örneğin Arap ülkelerindeki kadınlardan çok daha iyi bir yerde olmasınm şamanist dönemdeki kadın-er-kek eşitliğine bağlanabileceği ileri sürülebüir. Bu çok önemli bir olgudur.

Cinsel sorunları çözebilmek, hele tedavi edebilmek için evrensel değerlerden ve tekniklerden faydalanmalıyız. Fakat önce Türk insanını tanımalı, onun bütün kültürel değer yargılarına saygı ile yaklaşmalıyız. Ancak, kanımca Doğu-Batı kültürleri arasında sıkışmış insanımız da kendini ve kendi bütün geçmişindeki kültür değerlerini tanımalı, nerede olduğunu bilmelidir. Evrensel gelişimlerin cinsellik alanındaki iyi yönlerini özümseyecek olgunluğa kendini hazırlamalıdır diye düşünebiliriz. Kanımca kişinin cinsel açıdan gelişmesi için kendi çabası gerekir. Yoksa gelişme olmaz.

Belki tarihten ve uzak geçmişten çok bahsettik, ancak deneyimlerime göre, geçmişten gelen kültür değerlerini tanımaksızın, cinsellikle ilgili değer yargılarını anlamanın ve cin-

sel sorunları, sadece yabana tekniklerle, tedavi ederek çözme olanaklarını sağlamanın kolay olmadığını ileri sürebiliriz.

Cinsellik araştırmaları sadece laboratuvarlarda yapılmaz. Cinsellikte insanlara faydalı olabilmek için değişik tıp ve ilim alanlarında çalışanların el ele vermesi gerekir.

Tıp dallarında özellikle kadın hastalıkları ve doğum dalıyla, psikiyatri, üroloji, endokrinoloji, plastik cerrahi, genetik bölümlerinin cinsellik araştırmaları için el ele, bir arada çalışmaları gerekir. Bu tıbbi ilim dallan dışında özellikle sosyologlar, hukukçular ve felsefeciler, cinsellik araştırmalarına katılmalıdırlar. Ben 1980İerin ortasında böyle multidisipli-ner bir çalışma kurulması için İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne öneride bulunmuştum. Ancak o zamanki şartlarda kabul görmemişti. Türkiye’de cinsel davranışlar ve sapmalarla ilgili olayların çoğalması ve bunlara gerçek anlamda bir çare bulunamaması sorun yumağının giderek büyümesine neden olmaktadır. 3 Aralık 2005 tarihli bir gazetede “Camide imamla Seviştim” en çok okunan haber oldu. Bu haber, herhalde insanımızın cinsellikle ilgili davranışlarda ne kadar zavallı bir durumda olduğunu yansıtmaktadır. Haber şöyle devam ediyor: “Hürriyet gazetesinde dün yer alan ‘camide imamla seviştim iddiası’ başlıklı haber, internette en çok okunan haber oldu. de yayınlanan haberi saat 17’ye kadar 300 bin kişi okudu, habere 400’den fazla okur yorum yazdı. Habere göre Samsun’un bir ilçesindeki köy imamından, temizlik görevlisi bir kadın, savcılığa 1cöy camisinde imamla iki kez cinsel ilişkiye girdik’ diyerek şikayetçi oldu. Kadının evli olduğunu bildiği imam hakkında soruşturma başlatıldı.”

Allah’ın evi olan camide böyle bir durumun yaşanması hem de iki kere olması, dine saygısızlık ve bu kepazeliğin, bu insanların cinsellik açısından ne kadar zavallı bir durumda olduğunu ortaya koyuyor. Bu insanların cinsel dürtüsü camiye saygıyı unutturacak bir düzeyde mi idi? Kadın iki defa cinsel birleşmeye gidecek kadar neye kanmıştı? Yoksa bilerek mi cinsel ilişkide bulunmuştu? Böyle bir rezalet yarat-

mak kime ne kazandıracakta? Şüphesiz bir köyde geçen bu olayda bile sadece hukukçular değil, aynı zamanda bir ruh hastalıkları uzmanı, sosyolog, seksolog, din adamı danışman ve hatta belki bir endokrinoloğun durum değerlendirmesi yapması adalete yardıma olacaktır. Ülkemizde çok değişik katmanları bulunan ve karmaşıklık arz eden cinsel davranış lann daha iyi değerlendirilebilmesi için ilerideki yıllarda cinsellikle ilgili değişik ilim dallarından bilim adamlarının el ele verip bir araya geleceğini umuyorum.

Cevap bırakın