Home » antalya escort » Alanya Escort Bayan » EŞ secimi ve evlilik.41-bölüm

EŞ secimi ve evlilik.41-bölüm

EŞ secimi ve evlilik.41-bölüm.

EŞ secimi ve evlilik.41-bölüm

ğım her dakika, kızı bizim yatağımıza atıyor, zevkten zevke koşuyordu. Artık kendimi sadece kızıma adamış durumdayım. Erkeklerden iki darbe yedikten sonra bir daha aynı şeyleri yaşamaya niyetim yok. Recep, sadece ayda bir kez Zeynep’i görmeye geliyor.

Her seferinde benden özür diliyor, pişmanlığını dile getiriyor. Ama son pişmanlık fayda etmiyor…

Ege’nin İki Yaka s t

Türkiye-Yunanistan hattında yaşanan hüzünlü bir aşk hikayesi… istanbul’da yaşayan Aysun ile Atinalı Stelyo’nun imkânsızlıklar içinde doğan ve gelişen aşkı. Aldatmanın, aldatılmanın da içinde olduğu buruk bir yaşam. Aşkı için her şeyden vazgeçebilen cesur bir yürek…

şk, belki de dünyanın en eski olgularından biri.

_.Fakat kendini ben gibi çok fazla kaptırana yaramıyor. Kimi zaman insanın canı öyle yanıyor ki, “Daha fazla yaşayamam” diyorsun, “Bir daha toparlanamam” diyorsun. Aynı benim yaşadıklarım gibi. Aslında ne kadar çok şey verirsen o kadar şiddetli oluyor aşk. Zaten ben de aşkın bu türlüsünü seviyorum. Elbette bedeli ağır oluyor bazen. Vazgeçtiğin şeylerin hesabını tutamıyorsun bir süre sonra. İnsan kendinden bile vazgeçebiliyor aşk için. Kimisi bunu doğru bulmuyor. Kimisi mantığını kullanabiliyor aşkın içindeyken. Ben öyle değilim. Benim için aşk, vazgeçişlerin anlamıdır. İnsan seviyorsa, tüm benliğiyle, tüm duygularıyla sevmelidir. Hep tamam olmalıdır, asla eksik kalmamalıdır. Sevdiğine kendini her şeyiyle veremiyorsa o zaman aşka hiç bulaşma-malıdır. Evet, insan aşık olduğu kişi baştan tanıyamı-yor. Tanıdıkça karşılaştığı şeyler nedeniyle hayal kırıklığına uğrayabiliyor.

Çünkü sonu acı bitmiş olsa da insan en mutlu zamanlarını o aşkın içindeyken yaşıyor. Şimdi aşk konusunda ahkam kestiğimi düşünüyorsunuzdur mutlaka. Bunları anlatmamın sebebi, düşüncelerimi açıklamamın sebebi, okuyacağınız hikayemde beni aptal biri olarak düşünmemenizi sağlamaktır. Ya da şöyle söyleyeyim; ben normal hayatımda aptal biri olmasam da aşk insanı aptallaştırabilir. Bunu anlamanızı istedim sadece.

Aşk yüzünden kaybettim

Adım Aysun ve 27 yaşındayım. Küçük bir şirkette insan kaynakları müdürüyüm. Çocukluğum fakirlik içinde geçti. Başka çocuklar gibi oyuncaklarım olmadı. El bebek, gül bebek büyümedim. Hep hayat mücadelesi vermek zorunda kaldım. Babamın parası olmadığı için tek çarem okumak ve bir iş sahibi olmaktı. Hiçbir zaman zengin bir koca bulup hayatımı kurtarma düşüncesi içinde olmadım. Çevremdeki bazı arkadaşlarım öyle yaptılar ama hepsi mutsuz oldular. İki erkek kardeşim var. Benden epey küçükler. Ben okudum, iş sahibi oldum. Hem anneme-babama, hem de kardeşlerime baktım. Hâlâ da bakmaya devam ediyorum. Ama onlar beni reddettiler. Hiçbir şekilde de kabul etmiyorlar. Bunun tek sebebi aşk… Az önce sözünü ettiğim gibi bir vazgeçiş bu. Evet, ben ailemi kaybetmeyi bile göze alarak yaşamıştım bu aşkı. Ailem, aşkıma saygı göstermedi. Beni anlamadılar. En kolay yolu seçtiler ve beni red-

elettiler. Ben yine de evlat olmanın gereğini yapıyorum. Onlara bakmaya devam ediyorum. Canları sağ olsun, istedikleri gibi düşünsünler…

Tura çok önem veriyorduk

En iyisi işi en başından anlatayım size. Şirketimiz turizm işi yapar. Büyük çaplı olmasa da yurt dışı bağlantıları da vardır. Zaman zaman yurt dışından gelen gruplara Türkiye turu organizasyonu düzenlerdik. Yunanistandan gelen bir akademisyen ve öğrenci grubuna da öyle bir organizasyon yaptık. Grubun başkanı Yunanistanda bir üniversitede öğretim görevlisi olan Stelyo idi. Stelyo başkanlığındaki bu ekip, Yunanistan’a döndükten sonra izlenimlerini ülkelerinin en çok satan gazetelerinde yazacaklardı. Bizim amacımız, bu geziyi en iyi şekilde organize etmekti. Türkiye hakkında kötü izlenimlerle dönmelerini istemiyorduk. Amacımız biraz da iki ülke barışına katkıda bulunmaktı. Bu nedenle tura çok önem veriyorduk. Şirketin bütün kadrosu bu işe konsantre olmuştu. İnsan kaynakları müdürü olmama rağmen ben de diğer elemanlarla birlikte bu geziye katılacaktım.

Veda yemeği ve sonrai^\

Grubun lideri Stelyo çok yakışıklıydı. Ben o zaman 25 yaşındaydım. Stelyo ise 30’larındaydı. Çok ilginç bir çekiciliği vardı. Gözleri, duruşu, bakışı herkesten farklıydı. Fazlasıyla erkeksiydi ve erkeksi olması beni çok çekiyordu. Oldum olası bu tarz erkeklerden hoşlan-mışımdır. 6ezi boyunca ilgimi grubun üzerinden hiç eksik etmedim. Mükemmel İngilizcemle tercümanlık yaptım. Bir dediklerini iki etmedim. Stelyo’nun bana ilgisinin olduğunun farkındaydım. Sürekli çeşitli bahanelerle yanıma geliyor, bir şeyler sorup duruyordu. Akşam yemeklerinde hep yanıma oturmak için çaba gösteriyordu. Ben de etkilenmiştim onun bu ilgisinden. Ama nihayetinde gezi bitecek ve Stelyo ile grubu ülkeleri Yunanistan’a geri dönecekti. Gezinin son günüydü artık. Akşam bir veda yemeği vardı. Bütün grup aynı masada oturuyorduk. Her zamankinin aksine Stelyo benden uzakta oturmayı tercih etmişti. Yüzünde garip bir hüzün vardı, bunu fark edebiliyordum. Yemek bitti ve grubu otobüse bindirip otele götürdük. Ben otobüsten ilk indim ve kapıda herkesle vedalaştım. Son olarak Stelyo indi. Bana “Seninle bir şey konuşmak istiyorum, lütfen gitme” dedi. Kabul ettim ve grup üyeleri odalarına çıktıktan sonra biz otelin barında oturduk.

İlk görüşte aşık olmuş

“Ne diyecek?” diye merakla bakıyordum Stelyo’nun yüzüne. “Seni ilk gördüğüm an aşık oldum Aysun. Sen de bana karşı boş değilsin biliyorum. Seninle bir gelecek kurmak istiyorum” dedi elimi tutarak. Şaşırıp kalmıştım. Ne diyeceğimi bilemedim bir süre. Sonra ağzımdan “Beni çok şaşırttınız Bay Stelyo” diyebildim sadece. Çok garip bir durumla karşı karşıyaydım. Ailem, bir


Yine de aşk her şeye değiyor diye düşünüyorum.

Cevap bırakın