Home » antalya escort » Alanya Escort Bayan » SONUNA KADAR -1-

SONUNA KADAR -1-

SONUNA KADAR -1-.

SONUNA KADAR -1-

Eski alışkanlıklardan kolay kolay kopulmuyor-du. Kate’nin büyüdüğü kimsesiz çocuklar yurdundaki katı kurallardan birisi de yataktan saat altı buçukta kalkmaktı.

Şimdi bile, sabah erkenden yataktan kalkma zo-runluğu olmadığı halde, ne kadar geç yatmış olursa olsun, ertesi sabah saat altı buçukta uyanıp, yataktan fırlıyordu.

O cumartesi sabahının da diğer sabahlardan hiç farkı yoktu. Kate yatağın içinde, bebek telsizinden Michael’in mırıltılarını dinlerken, içini bir mutluluk sardı. Sabahlan yataktan kalkınca kahvaltıdan önce koşuya çıktığı günleri düşündü. Artık koşamıyordu, fakat hava ister yağmurlu olsun veya olmasın, Mic-hael’i pusetine koyup parkta gezintiye çıkartıyor, böylece ikisi de temiz hava alarak başlayan günün keyfini çıkartıyorlardı.

Küçük park, çiçek tarhları ve ağaçlarıyla sabahın erken saatlerinde bomboştu. Kate bu saatlerde kentin sessizliğini seviyordu.

Parkta ördekler vakvaklayarak onları karşıladı. Kate bir an durup onlara baktı. Yalnızca Michael’e

temiz hava aldırmak için sokağa çıkmamıştı, kendisi de egzersiz yapmak istiyordu. Bebeğin pusetini iterek hızlı adımlarla on dakika parkın içinde yürüdükten sonra eve dönecekti.

Eve dönünce, Michael’i bebek iskemlesine oturtup, kahvaltılarını hazırlayacaktı. Michael herhalde kahvaltısının yansından fazlasını yerlere dökecekti. Ve Kate, kahvesi buz gibi soğumadan bir fincan içe-bilirse şanslıydı.

Ama Kate öylesine mutluydu ki, yürüyüşü sona erip eve dönerken, durup pusetin içinde oturan Michael’e öpücükler gönderince, bebek neşeyle gülmeye başladı. Puseti beceriyle merdivenlerden çıkarıp kapıyı açarken, karşı kaldırımdan onları gözleyen adamı fark etmemişti. *

Garrick, herhalde bu kadın dadı olmalı, diye düşündü. İçinden gelen bir dürtüye uyup, bebeğin bulunduğu adrese gelince, kendi evine çok yakın olduğunu görüp şaşırmıştı.

David YVilder’den aldığı dosyayı inceledikten sonra, Kate Oakley’in bebeği elinde tutması için hiçbir tutarlı nedeni olmadığını savunabileceğinden emindi. Ayrıca, kendisini işine adamış bir kadının bir bebeğin sorumluluğundan seve seve vazgeçeceğini düşünüyordu.

Francesca’yı anımsayınca dudakları acıyla büzüldü. Onunla tanıştığı zaman yirmi üç yaşındaydı, ve fazlasıyla saftı.

Londra’ya yeni gelmişti ve ticari bir bankada çalışıyordu. Francesca ile bir diskoda tanışmıştı, iki ay birlikte çıktıktan sonra, aynı yatağı paylaşmaya başlamışlardı. Aynı yaşta oldukları halde, Francesca’-

nın bir hayli cinsel deneyini sahip olması onu şaşırtmıştı.

Altı ay sonra nişanlanmışlardı. Ve altı hafta sonra Francesca başka bir erkekle evlenmişti.

Garrick o zaman kadının kendisine sürekli yalan söylediğini anlamıştı. Francesca kısa süreli maceralar yaşayan, hafif bir kadındı- Calvin Harvey de eski aşıklarından birisiydi. O zamanlar evliydi. Çok zengin bir erkekti. Kansını boşayıp Francesca ile evlenmişti. Garrick, bu arada, onların arasında bir yem olarak kullanıldığını çok geç anlamıştı.

Doğrusu, sevgilim, beni fakir bir adamın karısı olarak düşünebiliyor musun ?”

Francesca’nın bu sözleri, yıllar yılı Garrick’in kulaklarından gitmemişti.

Garrick ümitsizce, “Çocuklarımın anası olmanı istiyordum,” demişti.

Francesca’nın asit gibi keskin tiz gülüşü hala kulaklarında çınlıyordu.

“Anne mi? Oh, benim zavallı Garrick’im, sen ne aptalsın! Ben asla çocuk doğurmayacağım. Çocuk sahibi olmak çok sıkıcı… ve insanın vücudu bozuluyor. Üzülme, sevgilim, aramızda her şey bitmiş sayılmaz. Calvin’in yurt dışında çok işi var, sık sık seyahat eder. O zaman seni aranm.”

Ve aramıştı.

Fakat artık bunların hepsi geçmişte kalmış, ama aldatılmanın izleri silinmemişti. Bu yüzden Garrick asla evlenmemeye karar vermişti ve ikinci derece kuzeninin çocuğunu evlat edinmek istiyordu.

O tek çocuktu ve kardeşi yoktu. Ama annesi çocuk delisiydi; arkadaşlarının ve komşulannın çocuk-

lannı evine doldururdu. Şimdi, irmesiyle babası emekliye ayrılmışlardı ve CornvviÜ’daki evde, annesi resim yaparak, babası da bahçede çiçekleriyle uğraşarak boş vakitlerini değerlendiriyorlardı.

Michael’i onlar büyütemezlerdi. Garrick doğru dürüst güvenilir bir dadı bulacaktı. Belki de Kate Oakley’in işe aldığı dadıyla anlaşırdı. Davranışlarına bakılırsa, çocuğu sevdiği anlaşılıyordu. Bu çok zor bir iş değildi… fakat düş kurmadan önce Kate Oakley ile konuşmalıydı.

Eğer Kate çocuğu vermeyi kabul etmezse, işte o zaman kollan sıvayıp, onun iyi bir vasi olmadığını kanıtlayacak tüm silahlan eline toplaması gerekti.

Kaldınmda dururken, yağmur ip gibi yağmaya başladı ve gür siyah saçlan ıslanınca kıvırcıklaştı. Yağmurdan korunmak için omuzlannı kaldırıp, boynunu içeriye çekti, öfkeyle David YVilder hangi alda hizmet böyle aptalca davrandı, diye düşündü.

Otuz beş yaşındaydı ve milyonerdi. Üç yıldır aynı yatağı paylaştığı kadın dört ay önce çalıştığı şirketin onu New York’a göndermek istediğini haber vermişti. Ve çekinerek, şayet Garrick onunla evlenirse, New York’a gitmeyeceğini söylemişti. Garrick de gizlemeye gerek görmeden, neden ve niçin evlenmeyeceğini ona açıklamıştı.

Garrick yaşam heyecanını yitirdiğini çok iyi biliyordu. Bir çocuk, onu tekrar yaşama döndürebilirdi. Çünkü kadınlardan sonra, işindeki başan da artık ona yetmez olmuştu. Ama küçük bir erkçk çocuk, onun yaşama amacı olacaktı. Bir süre sonra, o çocuk kendisine arkadaş olacak ve zamanla işinin başına geçecekti. İşte bu düşünce ona çok çekici geliyordu-
antalya escort bayan,
antalya otele gelen escort,
antalya anal sexs,
antalya lez escort,
antalya masöz bayan,
antalya otelleri,
antalya eskort,
antalya masaj salonları,
antalya eskortlar,1334580335_f4

 

Cevap bırakın