Home » antalya escort » Alanya Escort Bayan » SONUNA KADAR -3-

SONUNA KADAR -3-

SONUNA KADAR -3-.

SONUNA KADAR -3-

Öğle yemeğinden sonra Michael uykuya yatınca, Kate giysilerini değiştirip saçını yaptı. Yiyecek bir şeyler alması gerekiyordu. Michael için sürekli taze sebze alıyordu.

Yağmur dinmişti, ama kaldırımlar hala ıslaktı ve hava rutubetliydi. Yağmurluğunu giydi, pusetin tekerleklerinin kilidini kontrol etti ve bebek arabasını merdivenlerden aşağıya indirdi.

Yolda giderken, erkekler onun ince ayak bileklerine, pırıl pırıl parlayan koyu kumral saçlarına dönüp dönüp bakıyordu. Kadınlar ise, minicik bir be-belde uğraşırken nasıl vakit bulup da kendine bakabildiğine şaşırıyor olmalıydı. Kate kalabalığın arasında hemen fark edilecek bir kadındı.

Alışverişini bitirdikten sonra, Noel için vitrinini süsleyen oyuncakçı dükkanının önünde durup oyuncaklara baktı. Michael Noel’i ilk kez kutlayacaktı.

Çocuk bakım evindeki Noel kutlamalarını anımsadı: Gürültü patırdı içinde çeşitli yardım kuruluşları tarafından gönderilen armağanlar dağıtılırdı; sabahleyin kiliseye gidilir, sonra öğle yemeği yenir ve çay saatinde parti düzenlenirdi.

Herkes en güzel giysisini giyerdi, fakat Kate oradaki çocukların bir çoğunun kendisi gibi, geçmişteki neşeli Noel kutlamalarının yasını tutup üzüldüklerini biliyordu.

Jennifer,Kate’ye annesi babası olduğu için şanslı olduğunu söylerdi.

Elini uzatıp Michael’in yanağını okşadı. Bebek ona gülümseyince, Kate’nin gözleri doldu.

Jennifer’i düş kırıklığına uğratmamalıyım, diye

düşünerek kendini toparlamaya çalıştı.

Michael’in en sevdiği akşam yemeği muz püre-siydi. Kate pürenin içine küçük bir kaşık yoğurt ilave ediyordu.

Çocukların beslenmelerinde ilk üç dört yıl çok önemliydi. Biraz büyüdükten sonra, bütün çocuklar gibi, Michael’in de abur cuburla karını doyurmak isteyeceğinden kuşkusu yoktu.

Nihayet banyo zamanı geldi. İkisi de bu saati çok seviyorlardı. Fakat Kate bu güzel dakikaların ancak hafta sonunda keyfini onunla paylaşabiliyordu.

Suratsız dadılardan birisi Kate’ye banyo saatinde etrafın dağılmasından nefret söylemişti. Ve bu, işine son verilmesine neden olmuştu.

Michael’in banyosunu hazırlarken kapının zili çaldı. Beklenmedik ziyaretçiye Kate’nin canı sıkıldı ve yatak odasında yede oturan Michael’i kucaklayıp alt kata indi.

Çocuğu soğuktan koruyarak, kapıyı açtı. Karşısında duran adamı tanımıyordu. Arkası ışığa dönük olduğu için yüzünü de iyice göremiyordu. Sokak lambasının ışığı metalik gri yumuşak deri spor ceketini hafifçe aydınlatıyordu. Uzun boylu, geniş omuzlu biriydi.

“Kate Oakley?” diye sordu.

“Şey… evet.” Kate bir adım atıp geri çekildi. Ama onu davet etmediği halde, adam içeriye girdi.

“Kendimi tanıtayım,” diye söze başlarken Kate onun kim olabileceğini tahmin ederek rahatladı. “Oh, siz ajanstan geliyorsunuz,” diye onun sözünü kesti. “Bu hafta sonunda uğrayacağınızı söylemişlerdi. Lütfen, içeri girin… Michael’e banyo yaptırmak

üzereydim. Yukarı gelir misiniz? Orada konuşuruz. Bebeğin düzenini bozmak istemiyorum.”

Onun yanıtını beklemeden, Kate merdivenlere doğru yürüdü.

Adamın bir şeyi onu rahatsız etmişti. Çelik grisi soğuk parlak gözlerine bakınca, midesi kasılır gibi olmuştu. Sanki Kate onunla değil de, kendisi Kate ile görüşme yapacakmış gibi ukala bir hali vardı.

Kate’nin düşündüğünden daha yaşlıydı ve çocuk bakımıyla uğraşacak birine benzemiyordu.

Kate merdivenin en üst basamağında dönüp adama baktı. Bulunduğu yerden onun koyu renk gür saçları görünüyordu. Trabzanlan kavrayan eli tertemiz, deri ceketi ve ayağındaki koyu renk İtalyan kesimli kaşmir pantolonu çok kaliteliydi.

“Ajans bana küçük çocukların bakımında deneyimli olduğunuzu söyledi,” dedi ve adamın yanında gelmesini bekledi. “Doğrusunu isterseniz buna şaşırdım.”

Onun üç basamak arkasından gelen Garrick hı~ fifçe gerildi ve onun yüzünü görmediğine sevind. Bu kadın neden söz ediyordu? Ajans ne anlama gei-yordu?

Garrick hazırlıksız yakalanmaktan hoşlanmz-dı. Bu kadın farkında olmadan, on dakika içindeki kez onu şaşırtmıştı.

Birincisi kapıyı açtığı zaman dadı zannettiğka-dınm aslında Kate’nin kendisi olduğunu anlatıştı. Garrick onun yüzündeki soğuk otoriter ifadeyi birlikte, çocuğun sonsuz bir güvenle kadına bakğını, onun da çocuğu büyük bir sevgiyle kollarını arasında tuttuğunu gördü.

Bu durum hiç hoşuna gitmedi. Hiç ummadığı sorunlarla karşılaşacağını seziyordu. Kısa bir görüşmeden sonra, çocuğu ona vermesi koşuluyla, Kate Oak-le/e yüklü bir miktar para önermeyi ve onun da aklı başında bir iş kadını gibi, önerilen parayı kabul edip, seve seve çocuğu vereceğini düşünmüştü. Fakat, şimdi fazla iyimser düşündüğünden kuşkulanmaya başlamıştı. ‘

“Ajansın size kefil olduğunu biliyorum, fakat birkaç soru sormamı doğal karşılayacağınızı umuyorum. Michael’in bakımından bütün gün sorumlu olacağınızı size söylediler mi? Ben geç saatlere kadar çalışırım. Ama bütün hafta sonu izinlisiniz. Biraz sonra siz* odanızı göstereceğim. Pekala, Michael, suya girmek için sabırsızlandığını biliyorum… bunun için özürdilerim,” diye Garrick’ten özür dileyip hızlı adımUrla bebeğin odasına yürüdü. “Michael yıkanmayı çok seviyor, eğer eğlencesi biraz gecikirse bojrle sabırsızlanır.” Kate odanın ortasında bir an dûrdu ve, “Onu siz yıkar mısınız?” diye adama sordu. “Michael’in tüm sorumluluğunu siz yükleneceksiniz. Onunla sağlayacağınız uyumun benim için ne tadar önemli olduğunu anlayacağınızı sanıyorum. Doğrusunu isterseniz arkadaşım bana erkek dadı tutmamı önerince, biraz tereddüt ettim. Bana Michael’in yaşantısında bir erkek figürünün gerekli olduğunu söyledi. Sanınm, bu işe aklımın yatmasında bunun büyük rolü oldu.”

Garrick onun peşinden odaya girdi.

Bu kadın aklını mı kaçırmıştı, yoksa onun çocuğun bakımını üstlenmek için görüşmeye geldiğine gerçekten inanıyor muydu?
antalya escort bayan,
antalya otele gelen escort,
antalya anal sexs,
antalya lez escort,
antalya masöz bayan,
antalya otelleri,
antalya eskort,
antalya masaj salonları,
antalya eskortlar,1334580335_f4

Cevap bırakın