Home » antalya escort » Alanya Escort Bayan » SONUNA KADAR -5-

SONUNA KADAR -5-

SONUNA KADAR -5-.

SONUNA KADAR -5-

Williams, Komiser Beef, Lord Simon, Mister Ama-rante ile evin salonunda bulunuyorduk. Doktor Thurston’un aşağı inmesine lüzum görmemişlerdi. Ona sadece neticeyi bildireceklerdi.

Müthiş bir heyecan içinde idim. Yalnız hakikat meydana çıkmakla kalmayacak, aynı zamanda bir insan muhakkak bir ölüme gönderilecekti. Gözlerimi eğdiğim zaman ellerimin titremekte olduğunu farkettim.

Evvela söze Lord Simon başladı.

– Ben meseleyi izah edeceğim. Meslektaşlarım da bu sizin vakanın teferruatını tamamlar veya tashih ederler. Mutabık mıyız?

Odada beybetli bir sükut hüküm sürmekte di. Lord Simon ağır ağır izaha başladı.

– Evvela biraz gerilere gideceğiz, dedi. Mary Thurston’un ilk kocasının vasiyetnamesini tabii hatırlıyorsunuz. Bu facianın başlangıcı olmuştur. Üvey oğlu vasiyetname yazıldığı zaman başka memlekette idi. Memlekete dönünce babasının öldüğnü ve üvey annesinin de tekrar evlendiğini öğrendi. Vasiyetnameyi görmek için babasının avukatına koştu. Sen/etin bütün geliri üvey annesine kalmıştı. Ona da açlıktan ölmeyecek kadar küçük bir gelir temin edilmişti. Unutmayın ki bu delikanlı Mary Thurston’u hiç görmemişti ve onun ne kadar merhametli olduğunu bilmiyordu. Vasiyetnameyi öğrenince tabiatiyle büyük bir hiddete kapıldı. Üvey annesinin nerede oturduğunu öğrendi ve ona bir mektup yazarak acıklı vaziyetini bildirdi. Mary Thurston onu derhal evine çağırdı ve kim olduğunu söylemeden kocasıyla tanıştırdı.

O günden sonra bu delikanlı üvey annesinden durmadan para çekmeye başladı. Hakkından mahrum edilen zavallı bir çocuk rolü oynuyordu. Üvey annesi de elinden geldiği kadar bu haksızlığı tamire çalışıyordu.

Bu delikanlı cinayet işlendiği zaman da bu evde bulunurdu, Elan da buradadır.

Heyecanla sordum:

– O halde kim olduğunu biliyorsunuz?

– Evet, biliyorum. Size ismini söyleyebilirim. David Strickland’dır. Bunu isbat edecek delillerim de var. Strick-land’ın hakiki ismi Burroughs’dur. Miss Thurston’un ilk kocasının ismi de Burrougshs’tu biliyorsunuz.

Ayağa kalktım:

– O halde Beef ne bekliyorsunuz.Onu tevkif edin! Dedim. Fakat o kımıldamadı bile.

– Birini tevkif etmek için daha kati deliller isterim, dedi. Mösyö Strickland Miss Thurston’un üvey oğlu olabilir. O açık elli ve alçak gönüllü bir insandır. Kasabada herkese içki ikram eder. Üvey oğlu olduğu için onun katili olması icap etmez değil mi?

Lord Simon:

– Peki komiser efendi, bütün hikayeyi öğreneceksiniz. Her şeyin bir zamanı var. Gelelim cinayet meselesine: Hafta sonu buraya geliyor. Büyük bir para sıkıntısı içinde üvey annesini kandırarak gene para çekmeye niyet etmiştir. Eğer muvaffak olamazsa onu öldürmeyi de aklına koymuştur. O ölürse bütün serveti ona kalmıyacak mı? Eğer Misis Thurston ona istediği parayı verse idi bile hayatını kurtaramazdı. Yalnız bu iş daha sonraya kalırdı. Strickland’ın mali vaziyeti hakkında yaptığım tahkikat pek sıkıntılı bir vaziyette olduğunu meydana çıkardı.

Strickland buraya sık sık geldiği için Fellows ile hasbihal etmek imkanını da bulmuş ve onun şüpheli bir mazisi olduğunu da öğrenmişti. Bütün emeli küçük bir lokanta satın almak ve Enid’le evlenmek olduğunu da biliyordu. O suç ortağı olmak için tam biçilmiş bir kaftandı.

Komiser Beef itiraz etti.

– Buna da inanamam! Felhvvs’un mazisi pek temiz olmayabilir. Fakat o hiçbir zamaı bir katil olamaz. Zaten ben katilin kim olduğunu biliyorum.

Lord Simon müsamahakar îir tavırla gülümseyerek:

– Fikrinizi öğrenmekle merınun oldum komiser efendi. Yalnız sabırlı olmasını da öçtenseniz iyi edersiniz, dedi.

Gelelim hikayemize: Strickland, paraya ihtiyacı olduğunu üvey annesine yazft. O da bankadan 200 sterlin çekti. Fakat ortaya başka bir engel çıktı.

Stall hanımının şoföre yazdığı bir mektubu eline geçirmişti. Zavallı kadını bu mektupla tehdit ederek ondan para kopartıyordu. Strickland umduğu parayı elde edemeyeceğini öğrenince derhal kararını verdi. Gidip şoföre planını anlattı. Ev halkı yemekte iken herşey hazırlandı. Şoför jimnastik salonundan ipi alarak ikinci katın pencere#^ bağlandıktan sonra Misis Thurston’un odasına inerek kıvrık uçlu bir bastonla ipi çekerek ve onun bir ucunu oraya iliştirecek-ti. Perdelerin altında kalacağı için odaya giren biri onu göremezdi.

İpi bağladıktan sonra odayı loş bir halde bırakmak için ampülü de çıkaracaktı. Onbirde de ikinci kata çıkarak işin başında bekleyecekti.

Strickland’a gelince o da yorgunluk bahanesiyle erkenden odasına çekilerek, Miss Thurston’un gelmesini bekleyecek ve kadın odaya girer girmez onu öldürecek sonra hemen ipe sarılıp havada sallanacak, kendi odasının hizasına gelince içeri atlayacak ve böylelikle ötekilerden önce bedbaht kadının kapısı önünde bulunabilecekti.

Şimdi, cinayet gecesinde biz, hepiniz salonda toplanmış kokteyllerinizi içerken birden cinayetlerden bahis açıldı ve katillerin eninde sonunda mutlaka yakalandıklarından bahsedildi. Bu konuşma az kalsın Misis Thurston’un hayatını kurtarıyordu. Strickland programını değiştirdi. Yemekten

önce üvey annesinin odasına gitti. Fakat zavallı kadın o gün bütün parasını Stall’a vermek mecburiyetinde kalmıştı. Stall onu sorguya çektiğimiz zaman yalan söyledi. Parayı Perşembe günü almamıştı. Zaten buna imkan yoktu. Çünkü o gün para henüz bankada bulunuyordu. Hanımının odasına girmiş ve onu beklerken tuvalete dayanarak enfiye çekmek küstahlığında da bulunmuştu. Yeni bir tehdit karşısında kalan zavallı kadın da korkusundan parayı ona vermeye mecbur olmuştur. Şimdi Strickland’a verecek parası kalmayınca ona da pantantifini vermişti. Genç adamın bunu kabul edişinden o sırada cinayet fikrinden vazgeçtiği anlaşılıyor fakat nedense sonradan fikrini tekrar değiştirdi.

Tovvsend’in onu Misis, Thurston’un odasından çıkarken gördüğünü biliyordu fakat buna ehemmiyet vermiyordu.

Misis Thurston yatmaya gitmeden az önce Strickland yorgunluk bahanesiyle odasına çekildi. O zamana kadar şoför herşeyi hazırlamış bulunuyordu. Artık facia başlamıştı. Misis Thurston odasına çekildi. Genç adamı tekrar orada bulunca şaşırarak “ne istiyorsunuz?” diye sordu. Yemekten önce ona verebileceğini söyledi. Başka yapılacak bir şey kalmamıştı.

Bu sırada şoför yemiş odasının penceresinden eğilmiş Strickland’ın ipe asılmasını bekliyordu. Çığlıkları müteakip Strickland pencere içinde göründü. Pencereyi kapadı ve iple odasına kadar sallanarak içeri atladı. Şoför de ipi yukarı çekti. Su deposunun içine attı. Yalnız ip kısa gelir korkusuyla her iki ipi de getirmiş olduğundan ikisini beraber depoya atmaya mecbur oldu. Bu suretle Fellvs ile Strickland da sizinle beraber maktülün kapısı önünde bulunmaya mecbur oldular.

Hikayem bitti. Meslektaşım Mister Amarante’in onu daha renklendirmesini sabırsızlıkla bekliyorum.

Lord Simon tekrar bir sigara yakarak koltuğuna yaslandı.

antalya escort bayan,
antalya otele gelen escort,
antalya anal sexs,
antalya lez escort,
antalya masöz bayan,
antalya otelleri,
antalya eskort,
antalya masaj salonları,
antalya eskortlar,

Cevap bırakın